Şirketlerin En Büyük Sermayesi: Veri

Bundan 20 yıl önce bir şirket için en değerli şey nedir diye sorsalar, şirket sahibi ya da yöneticisi olarak cevabınız süphesz “nakit para ya da hisse” olurdu. Fakat günümüzde işler değişti.  Artık ne para ne de başka bir şey verinin yerini tutmaz oldu.

Yıllardır süre gelen ticaret modelleri ve iş yapış şekilleri günümüzde çok farklı bir yapıya sahip. Bilgisayarların hayatımıza girdiği ilk yıllarda sadece belirli işlemleri hesaplaması için kullanımı, verinin sadece yazılı ortamda tutulmasının da hantal olduğunu gözler önüne serdi denebilir. Bilgisayarlar, “madem tüm hesaplamalar elektronik ortama taşınabiliyor, peki neden veri halen şirketlerin kocaman arşiv odalarında kalın ve tozlu defterlerde tutuluyor?” sorusunu da beraberinde getirdi. Büyük ve şaşırtıcı bir hızla hesaplama işlemlerinin dışında, haberleşme, çeşitli faydalı programların kullanımı, özellikle finans işlemleri, farklı sektörlere ve işlemlere hizmet edebilen yazılımların üretilmesi gibi birçok iş için kullanılmaya başlanan bilgisayarlar, artık veriye çok fazla ihtiyaç duyar olmuştu. Bilgisayarınıza ne kadar fazla bilgi yükleyebiliyorsanız o kadar çok hızlı ve performanslı işler yapabiliyorsunuz mantığı artık yavaş yavaş oturmaya başlamıştı. Şirketler için verinin önemi her geçen gün ciddi derecede artış gösteriyor. Eskiden müşteri verisi, büyümenin sosu olurken şimdilerde verinin değeri şirketin ayakta kalmasını sağlamaya endeksli olarak ölçülüyor.

 

Dijitalleşen verilerin son yıllardaki “çılgınca” artışı da gözlerden kaçmıyor. Gerek kurumlar tarafında artan veriler, gerekse kişisel kullanımlardan oluşan veriler akla hayale sığmayacak boyutlara ulaşmış durumda. Tüm dünyada çeşitli online servislerin hızla yayılması, kurumların ve kişisel kullanım tarafındaki verilerin her yıl yüzde 50’nin üzerinde artışlara sürükleyerek “Zetabyte”lar seviyesine ulaştırıyor. 2009 yılında dünya genelinde %62 artış gösteren dijital veri, 2009 yılında 800 milyar Gigabyte’a (0.8 Zetabyte) ulaşmış durumda. Bu yıl ise şimdiden 1.2 Zetabyte dijital veri yaratılmış durumda. Bu rakamlar oldukça büyük ve bir o kadar da korkutucu düzeyde denebilir. Bu kadar hızlı artış gösteren verinin önemi de rakamlara parallel olarak artıyor.

 

Hızla Değişen Eğilimler ve Değişen Verinin Önemi

Önceleri veri sadece müşteri bilgisi anlamına geliyordu. Elinizdeki müşterilerin verileri, sadece gerekli olduğunda ya da sorun olduğunda kullanılıyordu. Şimdilerde ise müşteri verileri direkt olarak pazarlama ya da analizler için kullanılıyor. Yıllardır krallığını sürdüren istatistik grafikleri yerini müşteri verilerine ve buna bağlı olarak ihtiyaç ve eğilimlere bırakıyor. Artık sadece müşteri verisi yeterli değil. Müşterilerin ne istediği, hangi dönemlerde ne gibi hizmetleri aldığı, hangi ürünleri tükettiği, nelere eğilimlerinin olduğu gibi bilgiler, şirketlerin satış ve pazarlama yol haritalarını oluşturuyor. Verinin bu yeni şekli, müşterilere daha iyi hitap etmeyi olduğu kadar şirketin kendi kaynaklarını daha doğru kullanmasını da sağlamayı kapsayan bir rolü üstleniyor.

 

Peki Şirketler Veriye Gereken Önemi Gösteriyor Mu?

Gelişen teknolojiler sayesinde global eğilimlerin çok hızlı bir şekilde yayıldığı günümüzde, şirketler verinin önemini giderek daha iyi anlayabiliyorlar. Bunların bir kısmı vizyon sahibi yöneticiler sayesinde gerçekleşirken, bir kısmı da dene-yanıl yöntemiyle gerçekleşiyor. Özellikle ülkemizde kabaca yedi yılda bir kez kriz yaşandığı ortalamasını ele alacak olursak eğer, her kriz sonrası şirketlerin ellerindeki ya da potansiyel müşteri verilerine daha çok yatırım yaptıklarını görmek mümkün. Son yıllarda özellikle değişen eğilimlere daha hızlı ayak uydurmak ve gerek eldeki müşterilerini memnun etmek gerekse potansiyel müşterilere daha iyi teklif vermek adına birçok şirketin veri ve veri kalitesine gösterdiği önem gözle görülür bir artış sağlıyor. Fakat her zaman olduğu gibi bu ve benzeri durumlarda da eldeki verinin doğruluğu ve güvenirliği büyük önem taşıyor.

 

Doğru ve Kaliteli Veri Şart

Şirketler ellerindeki verileri en iyi şekilde kullandıklarında, üretim, satış ve pazarlama gibi hayati önem taşıyan konularda başarıya hızla ilerliyebiliyorlar. Fakat eldeki veri güvensiz ya da yanlışsa ciddi sorunlarla karşılaşmakta mümkün. Verilerini farklı veritabanlarında tutan şirketlerin en büyük sorunlarından biri de veriye bütünleşik bakış açısına sahip olamamaları. Halbuki veri ile ilgili tüm çalışmaların tümleşik ve tek bir platformda yapılması gerekiyor. Bu sayede aynı hesaba ait birden fazla farklı verinin tek bir çatıda toplanması sağlanabiliyor. Bu da şirketlere bakış açısı farklılığı ve analitik düşünme artısı kazandırıyor. Veri kullanımı sadece müşteriler ya da çeşitli servisler için değil, aynı zamanda şirket içinde gelir getirecek stratejik kararların sağlıklı bir şekilde alınması için de büyük faydalar sağlıyor. Tam aksini düşünecek olursak, yanlış veya güvenilir olmayan veri aynı şekilde şirketlerin ciddi boyutlarda maddi ve manevi zararına sebep olabiliyor.

 

 

Ben Sana Hızlı Büyüyemezsin Demedim…

Yaklaşık 6 aydır abonesi olduğum Pronet  çağrı merkezinden bir telefon aldım. Telefondaki ses her an bana bir ürün satacak edasıyla bangır bangır pazarlama yapıyordu. Fakat hemen aklıma ofiste bir sorun olduğu geldi. Daha sonraki konuşmalardan bir sorun olmadığını anladım. Fakat dinen heyecanım yerini büyük hayal kırıklığına bırakıverdi aniden. Telefondaki görevli bana “sizin ya da tanıdıklarınızın evinde, ofisinde Pronet kullanıyor mu? Dilerseniz eğer çok avantajlı fırsatlarımızdan yaralanabilirsiniz? dediğinde adeta ağzım açık kalmıştı. Her fırsatta yüz binlerce abonesi olduğundan ve kurumsallık adına her şeyi yaptıklarını dağa taşa yazmaya çalışan Pronet, henüz abonelerini tanımıyor, üstüne üstlük bir de “abonesine hizmet satmaya çalışıyordu”. Bu acı durum, şirketlerin büyüme hızlarının başarı göstergesi olmadığını hatta bazen hızlı büyümenin de beraberinde getirdiği sorunları şirketlerin ne kadar göz ardı ettiğinin bir göstergesi. Verinin doğru ellerde olmadığında ne gibi sonuçlara yol açacağını gözler önüne seren bu senaryo, eminim Pronet’e hem zaman, hem prestij hem de maddi kayıp olarak dönmüştür.

 

 

Veri Güvenliğinin Önemi ve Erişilebilirlik

Şirketlerin en değerli sermayesi veri dedik. Peki ya en değerli sermayenizin güvenliği ne derece önemli? Tabi ki güvenliğin hat safhada tutulması şart. Verinin güvenliğini sağlamak öncelikle şirket içinden geçiyor. Verileriniz şirket içinde ne kadar güvendeyse, siz de o kadar güvendesiniz anlamına geliyor. Şirket içinde güvenli bir şekilde tutulan veriler, dışarıya çıktıklarında sizin için sorun yaratmayacaktır. Bunun için şirket BT yapılanmalarında yetkilendirmeyi ve kademeli işlemleri çok sıkı tutmak gerekiyor. Aksi taktirde eldeki verinizden yani en değerli sermayenizden olma riskiniz yüksek. Şirketlerin bilişim altyapılarını oluştururken dikkat etmeleri gereken en önemli konulardan biri “doğru yapılanma”. Şirketinizde yer alan farklı departmanları, sınıflandırılmış verilere yetkilerine göre en iyi şekilde erişebilir veya erişemez  hale getirmeniz gerekiyor. Onay mekanizmalarını en iyi şekilde belirlemek ve kritik bilgilerin belirli kişiler tarafından ulaşılabilirliğini sürekli güncellemek gerekir. Aksi taktirde, veri alakasız birçok yere ulaşabilir ve bu durumda dışarıya sızması da kaçınılmaz hale gelebilir. Tüm erişimleri ve sorgulamaları da kayıt altına almak gerekir. Kayıt altına alınan verilerin yanlış ya da yetkisiz kullanımı BT uzmanlarınıza uyarı halinde ulaşmalı ve gereği yapılmalıdır.

Pages: 1 2

Leave a Reply

Your email address will not be published.