Oracle: Software in Silicon Yeni Kapılar Açıyor

OpenWorld 2015 etkinliğinde duyurulan Sparc M7 ve Software in Silicon teknolojilerini Oracle Türkiye satış direktörü Esra Ertürk’ten dinliyoruz.

oracle-esra-erturk

 

1) Sunucu dünyası için Software in Silicon (SwiS) kavramı ne ifade ediyor?

 Software in Silicon’u basitçe anlatmak gerekirse bu teknolojiyi silikon içerisine gömülü yazılım olarak değerlendirebiliriz.SwiS aslında bugünden yarına olan bir teknoloji değil. Biz yıllardır iş ortaklarımıza geliştirme süreci devam eden bu teknolojinin faydalarından bahsediyorduk. In-memory ile aslen bunu bir bakıma başlatmıştık ve bir sonraki adım olarak da SPARC M7 işlemci içerisine veritabanı hesaplamalarını hızlandıracak, gerçek zamanlı şifreleme yapabilecek özel birimler entegre ederek çok ciddi bir performans artışı sağladık.

2) SPARC M7’nin performans ve güvenlik alanındaki özelleştirmelerinden biraz bahsedermisiniz?

SPARC M7 işlemci mimarisi sunucu dünyasında kilit rol oynayan 2 önemli konuda ileri seviyede özelleştirmeler içeriyor. Bunlardan birincisi güvenlik, diğeri ise performans. Güvenlik tarafında SPARC M7 silikonu içerisinde yer alan 32 işlemci çekirdeğinin her biri kripto hızlandırıcı birimle desteklenmiş durumda.

sparc-m7-security

Veri güvenliği alanında kendisini kanıtlamış bir çok farklı şifreleme yöntemine destek veren şifreleme motorları sayesinde neredeyse hiç performans kaybı olmadan veriler uçtan uca şifreleniyor. Benchmarklarımızı da artık hep şifreli verilerle gerçekleştiriyoruz.

sparc-m7-bench

3)Bellekteki verilerin güvenliği de en az şifreleme kadar önemli bir konu. SPARC M7 işlemciler bu alanda ne gibi yenilikler sunuyor?

Bellekte tutulan verilere herhangi bir müdahale olmaması için SPARC M7 platformu Silikon Güvenlikli Bellek teknolojisi kullanıyor. Bu teknoloji sayesinde SPARC M7 bellek alanını farklı renklere bölerek sadece ilgili işaretçilere uygun anahtarı verip, işlemin kendisi için ayrılan güvenli bellek alanında çalışmasını sağlıyor.

sparc-m7-memory

Sadece doğru renk anahtarına sahip işaretçiler (pointer) kendileri için ayrılan bellek alanına girebildiğinden 3. parti yazılımların, casus ve zararlı uygulamaların bellek alanı içerisinde gezip, diğer programların bellekte tutulan verisine erişme ve bu değerleri değiştirme şansı da ortadan kalkmış oluyor.

4) SPARC M7’nin sağladığı performans artışının altında hangi yenilikler yatıyor?

SPARC M7 işlemci mimarisi, veritabanı ve bellek erişimi konularında bir çok özelleştirilmiş birimi silikon seviyesinde barındırmakta. Oracle yazılımlarının performansını daha ileri taşıyan bu çözümler veritabanı hızlandırma ve sıkıştırılmış verilerin açılması etrafında yoğunlaşıyor.

sparc-m7-sql

Bellekte bekleyen SQL veritabanı sorguları için özel tasarlanmış birimlere sahip SPARC M7, veritabanı sorgularının oluşturduğu bu yükü DAX birimleriyle çok daha hızlı bir şekilde tamamlanmasına ek olarak boşta kalan ana çekirdekler diğer SQL işlemleri için kullanılabiliyor. Oracle’ın Data Analytics Accelerator (DAX) adını verdiği bu birimler, M7 zar alanının %1’inden daha düşük alan kaplarken saniyede 170 milyar satır taraması gerçekleştirebiliyor.

sparc-m7-dax

Oracle Veritabanı 12c için özel tasarlanan bu birimler aynı zamanda bellekte bekleyen sıkıştırılmış veriyi de daha hızlı açarak, bir kaç adımda gerçekleşen bu işlemi tek adımda bitirerek 10 kata kadar daha hızlı sonuç almaya olanak tanıyor.

5) Sabit fonksiyonlu işlem birimlerini silikon içerisine koymak aslında yeni bir fikir değil. QuickSync, NVENC, VCE ve benzeri birimlerin ciddi performans kazanımları sağladığını biliyoruz. Sunucu tarafında gelişmeler nasıl?

Fikir yeni olmamakla beraber sunucu tarafında bir ilk olduğunu söyleyebiliriz çünkü biz Oracle olarak rakiplerimizden farklı bir şekilde hem donanım hemde yazılım alanında çalışıyoruz. Sektörün ihtiyaçlarına yönelik donanım ve yazılım çözümlerini bir arada geliştirdiğimiz için rakiplerimizin kısa veya orta vadede sunamayacağı çözümler bugün itibariyle Oracle çatısı altında yer almakta.

6) Sparc M7’nin getirdiği özellikler bulut bilişim sistemlerinde ne gibi yenilikleri mümkün kılacak?

Biz Oracle olarak hem private hemde public cloud sistemlerini desteklerken, müşterilerimizin özel bulut sistemlerinde başlayıp daha sonra operasyonlarını güvenli ve yüksek performanslı public bulut sistemlerine taşımasını hedefliyoruz. Burada Sparc M7’nin sunduğu yüksek güvenlik ve performans değerleri kritik bir rol oynuyor. Altyapının güvenlik ayağında her M7 işlemcisinin içerisinde yer alan 32 adet şifreleme birimi işlem yapılan her veriyi ileri seviye şifreleme teknikleriyle güvenlik altına alırken, 12c veritabanındaki işlemleri hızlandıran co-processorlar, rakiplerin çözümlerine kıyasla ciddi bir performans kazanımı ortaya koyuyor.

7) SPARC M7 ile ölçeklenebilirlik ne seviyede olacak? Farklı Oracle platformları arasında geçişi kolaylaştıracak yenilikler bulunuyor mu?

Oldukça geniş bir ölçeklenme desteği sunan SPARC M7 sistemleriyle beraber tek soketli sunuculardan 16 sokete kadar, firma ölçeğine uygun farklı çözümler oluşturabilmek mümkün. En üst seviye performans talep eden kuruluşlar, 512 Çekirdekli, 4096 izlek ve 8TB bellek desteği sunan SPARC M7 çözümlerini tercih edebilirler.

M7 ile birlikte farklı işlemci modellerini kullanma dönemini de geride bırakan Oracle, T ve M serisini aynı mikroişlemci üzerinde kurgulayarak, platformlar arası geçişi basitleştirerek IT yatırımlarını ve geçiş sürecini kolaylaştırmış durumda.

8) SPARC M7 tabanlı çözümler ne zaman IT dünyasıyla buluşacak?

SPARC M7 ve bu platformu kullanan çözümler hali hazırda satışta yer almakta. Özellikle ülkemizdeki telekominikasyon sektörü M7 ile yakından ilgileniyor. 2015 yılının son ayında Türkiye’deki ilk M7 sistemini müşterimize teslim edip yılbaşından önce de aktif olarak kullanıma gireceğini düşünüyoruz.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published.