Mobilde Yeni Gelir Arayışları

Turkcell’in 2010’un ilk üç ayına ait bilançosu, mobil operatörlerin yeni gelir kapısı aramalarının gerektiğini gösteriyor. Mobil VOIP, bunlardan biri.

Turkcell mayıs ayı başında, 2010’un ilk üç ayının bilançosunu açıklarken düşenler ve çıkanlar mobil operasyonların sevap günah tablosunu açıkça ortaya koyuyordu. Rakamlar önemli değil; gelir ve aylık ortalama konuşma süresi artarken kar düşüyordu. Kullanıcı başına ortalama gelirdeki (ARPU) artışın abone kaybı ile tırpanlanması, kardaki erimenin yanına olumsuz bir gelişme olarak ekleniyordu.

Felsefeden oranlara geçersek, 2010’un ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre gelirini yüzde 6,9, abone başına aylık ortalama kullanım süresini yüzde 43,3 ve kişi başına ortalama gelirini yani ARPU’sunu yüzde 13,5 artıran Turkcell’in net karı yüzde 25,8 düştü. Turkcell’in abone sayısındaki düşüş ise yüzde 5,8 oldu. Yine yazalım; oranların dışındaki rakamların çok önemi yok çünkü trende bakıyoruz.

Dönem Gelir (mon TL) Net Kar Abone Sayısı ARPU Aylık ort. Kon.süresi
2009 1Ç 2103 562 milyon TL 36,4 milyon 17,1 TL 107 dakika
2010 1Ç 2249 417 milyon TL 34,3 milyon 19,4 TL 153,3 dakika

Burada ilgi çekici nokta gelir ve ARPU artarken karlılığın düşmesi. Söylemeye gerek yok: müşterilerden beklenecek son şey artık sadakat. Bu toplam tablo, şimdiden sadece Turkcell’in değil, asıl rakibi Türk Telekom’un da kendilerini nitelemelerinde kullandığı sözcüklere kadar varan değişiminin arka planını oluşturuyor. Dataya, servise ve teknolojiye atıfta bulunan ifadeler, bu şirketlerin halkla ilişkiler tarafında büyük bir zevkle kullanılıyor. Ancak bunlar sadece zevk verici unsurlar olmakla kalmıyor. Şirketlerin fiziksel varlıklarındaki değişime de işaret ediyorlar.

3G ile birlikte gündeme gelen mobil televizyon ile bunun sabit hat tarafındaki karşılığı webtv ve IPTV, telekomünikasyon operatörleri ile televizyon dizileri arasında inanılmaz bir ilişkinin kurulmasını sağladı veya sağlıyor. Katma değerli servisler hala ciroları ile değil büyüme hızları ile ifade edilecek kadar düşük düzeylerde seyrediyor ama büyüme göz doldurucu. Telekom, medya ve eğlencenin bir arada değerlendirildiği yeni dünyada çok farklı iş olanaklarını keşfetmek zorunlu olacak. Turkcell’in bilançosu bunun en güzel örneği. Bununla birlikte mobil dünyada birçok özelliğin ve servisin cep telefonlarının özelliği gibi algılanması bunun net görünmesine engel oluyor. Türk Telekom’un Vitamin ile eğitim alanında, satın aldığı Sobee’nin geliştirdiği futbol oyunu ile oyun ve eğlence alanında, TTNet ile datada ve IDC ile veri merkezi tarafında yaptıkları bu yeni gelir kapılarını daha net görmeye olanak tanıyor.

Sabit hat abonelerindeki düşüşe karşın Türk Telekom’un büyümeyi sürdürmesi, bu yeni açılımlarından kaynaklanıyor. İşlerin nereye gideceği konusunda çarpıcı bir örnek ise, Türk Telekom Grubu içinde yer alan internet şirketi TTNet’in geçen aylarda VoIP ile ses tarafına adım atması ve yine aldığı MVNO lisansı ile sanal operatör olarak mobile gözünü dikmesi, grup yapısı içinde ilk anda garip görünen ama yakınsama kapsamında ele alındığında çok anlamlı bir yere oturan iki gelişme. Ya da servis alanların bütün ihtiyaçlarını tek bir noktadan elde etme eğilimleri düşünüldüğünde, ikisi de aynı yönde bir gelişme.

Sabit hatlarda ses ve mobilde ses ile kısa mesajın cironun ana bölümünü oluşturması hala yaşanan bir durum. Bununla birlikte operatörlerin rekabet güçlerini koruması ve bu pazardan uzun süreli olarak paylarını korumayı güvence altına alabilmesi, bunların üzerine bir şeyler koyabilmesine bağlı. Bir önceki sayıda arama motorlarının mobil tarafta sağladığı avantaja değinmiştik. Mobil ödemeler, Türkiye’ye göre daha geride kalmış ülkelerde büyümenin önemli bir dinamiğini oluşturduğunu kanıtladı.

Hala incelenmesi gereken bir konu, mobil VoIP. Türk Telekom’un Wirofon ile yurtdışı görüşmelerde avantajını sergilediği bu teknoloji, şebekelerin giderek esnek ve IP tabanlı bir hale geldiği dünyanın önemli bileşenlerinden biri olmaya aday. İsteyen yapmasın, Skype diye bir şey var ve teknolojiye uzak olup Californication gibi bir diziyi seyredenler bile onunla ne yapabildiklerini biliyor.

Deloitte’un telekomünikasyonda yapılabilecekler ile ilgili öngörüleri arasında mobile VoIP’in kullanım alanları da önemli bir yer tutuyor. Çoklu-işleve sahip mobil VoIP, önemli bir konu olarak, kullanıcıların alışkın oldukları bir dizi servisi vermekte kullanılabileceği belirtiliyor. Örneklerden biri, kamuya açık web tabanlı e-posta servislerinin sağladığı neredeyse sınırsız depolama ve arama özelliklerinin, konuşmayı metne çeviren yazılımlarla birlikte VoIP kullanılarak da verilebilecek olmasına işaret ediyor.

İşin Vo tarafı bir kenara bırakılıp IP tarafının sağladığı olanaklara geçildiğinde, metin mesajı ve görüntülü mesaj, sesli posta ve çağrı kayıtlarının gönderici ya da alıcı tarafından arşivlenmesinden gelen çağrılarda sadece arayanın kimliğinin değil, yerinin, durumunun ve kendisi ile ilgili son bilgilerin alınmasına kadar bir dizi yeni özelliğin gündeme gelmesi heyecan verici olacağa benziyor. Deloitte bu özellik ve servislerin sayısı ile çeşitliliğinin artacağını tahmin ederken servisi kalitesinin 2010’da sınırlı kalabileceğini kabul ediyor; orta vadede istikrarlı bir servis kalitesi iyileşmesi beklentisinden vazgeçmeden.

Çoklu işleve sahip VoIP’in önündeki en önemli engellerden biri, bu konuda operatörler ve servis sağlayıcıların yeknesak bir yaklaşımının bulunmaması: bazıları bunun kullanımını teşvik ederken diğerlerinin kısıtlaması ya da yasaklaması bugünkü durumu ifade ediyor. Wi-Fi kapsamasının sınırları, ses kalitesinin sürekli gelişse de yeterli olamayabilmesi ve mobil cihazların pil ömürlerinin Wi-Fi’a bağlı olduklarında tatmin edici olmaktan uzak kalması, işin büyümesinin önündeki engeller. Bununla birlikte Deloitte, 2010’da ayakları yere basacak bu teknolojinin uzun vadede ses haberleşmesini köklü bir biçimde değiştirebileceğini düşünüyor.

Bu değişim çok çarpıcı olabilir: mobil şebekelere talep düşmekle kalmayıp sesli iletişimin tarifeye değer bir servis olmasına son verebilir. Diğer yandan mobil VoIP adımlarının illa ki şu anda 700 milyar dolarlık hacme sahip olan ses pazarını hedef alacak olmaması, indirimli veya ücretsiz çağrılarla bağlantılı olarak ciddi bir reklam pazarının da gelişmesini sağlayabilir.

Ancak bu uzun vadeli beklentilerin diğer yanında uzun vadede herkesin öleceği gerçeği yer alıyor. Özellikle telekomünikasyon sektöründe çok yüksek olan hız, bu kadar uzun vadeli düşünmeyi anlamlı olmaktan çıkaran bir diğer etken. Üstelik şu anda yaşanmakta olan gelişmeler hiç de daha az heyecan verici değil. Avea Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kaplan, NFC’den Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor ve Beşiktaş’ın kendi markaları ile mobil telekomünikasyon hizmeti vermelerini sağlayan işbirliklerine kadar birçok yeni operasyondan bahsediyor. Avea, hayal gücü ile sosyalliği birleştirerek kendisine daha geniş bir oyun alanı yaratmaya çalışıyor ve yeni örnekleri kapıda olan bu yaklaşım şimdilik hiç de fena sonuçlar ortaya çıkarmış değil.

Türk Telekom Grubu’nun bir diğer şirketi olan TTNet’in Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Onuk’un anlattıkları, bu şirketin VoIP tarafındaki tezlerin doğruluğunun sınanmasında önemli bir rol oynayacağını gösteriyor. Bilgisayar, telefon ve televizyonu aynı anda kucaklamaya dayanan yeni oyun planı, dünyadaki trendi yakalayan ve Türkiye’de var olan yapıyı değiştiren önemli bir katalizör olarak görev yapacak.

Pages: 1 2

Leave a Reply

Your email address will not be published.