e-Ticaret Sektörünün Geleceği

Türkiye’deki Durum

Türkiye’deki e-Ticaret pazarı dünyaya birlikte gelişse de, ülkenin nüfusuna ve internet kullanım oranlarına bakıldığında potansiyelinin çok altında olduğunu görüyoruz. 76 milyonluk ülkenin yüzde 49 yani neredeyse yarısı internet kullanırken, internetten alışveriş yapanların oranı ise yüzde 24 civarında seyrediyor.

2013 itibariyle 14 milyar liralık bir havuza sahip e-Ticaret sektörünün genel perakende havuzu içerisindeki payı ise sadece yüzde 1.3.

e-ticaret

Peki bu yüksek potansiyele rağmen rakamlar neden bu kadar düşük?

Türkiye’nin e-Ticaret konusunda ihtiyacı olan ilk şey belki de zaman. Dünya geneli e-Ticaret alanında başını almış gidiyor gibi görünse de, Türkiye internet kullanmayı seven genç nüfusuyla birlikte büyük bir potansiyel oluşturuyor. Bu potansiyeli ortaya çıkartmanın farklı yöntemleri var. E-Ticaretin gelişimi konusunda en büyük görev ise KOBİ’lere düşüyor.

KOBİ’lerin ilk olarak yapması gereken işlerini geliştirmeden önce dorğu bir planlama ile yola çıkmak. Birçok şirket hızlı ve plansız bir şekilde girdiği e-Ticaret okyanusunda yok olup gidiyor. Şirketler bunun önüne geçmek için doğru ürünleri, doğru bir altyapı üzerinden tüketicilerle buluşturmalılar.

Türkiye e-Ticaret pazarının bir diğer eksiği ise güvenlik. KOBİ’ler ve e-Ticaret siteleri oluşabilecek güvenlik tehditlerini yeterince ciddiye almamaları sonucu büyük zararla karşılaşabiliyorlar. KOBİ ve fiziksel alışveriş şirketlerinin bir kısmı da internet ortamında işlem yapmayı çok güvenli bulmadıkları için sektöre girme konusunda tereddüt ediyorlar. Tüketici kısmına baktığımızda ise, işletmelerin ve KOBİ’lerin izdüşümünü görüyoruz. 76 milyonluk nüfusun yaklaşık 10 milyonu internet üzerinden işlem yaparken, bunun temel sebebi internete karşı duyulan güvensizlik gösteriliyor.

KOBİ’lerin e-Ticaret konusunda bilinçlenmesiyle birlikte başlayacak atak, ülkedeki sosyal medyanın yoğun kullanımı, mobil cihazların giderek artan sayısı ve internet kullanım oranının artması ile birlikte orta vadede Türkiye’yi e-Ticarette daha iyi bir noktaya getirebilir.

Bunun yanı sıra dünyada hızla gelişen bir e-Ticaret metodu olan “kişiselleştirilmiş alışveriş” 2014 yılında sektörün büyümesine iyi bir ortam hazırlayabilir. Büyük veri kullanımı, sosyal ağlarda oturum açma, kullanıcı profil bilgileri ve hareketleri gibi detaylar ele alınarak kullanıcılara özel ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi sunan markalar ve platformlar tercih edilmeye başlarken, Türkiye’de bu kişiselleştirilmiş alışveriş trenini yakalayacak markalar öncülüğünde Türkiye, e-Ticaret alanında büyük bir ivme yakalayabilir.

Pages: 1 2 3 4 5

Leave a Reply

Your email address will not be published.