CLK Enerji Dönüşüm Projesi İçin Oracle Utilities’i Seçti

Entegre Bilişim Sistemleri 4×4 Programı Nedir?

Bildiğiniz üzere, CLK grup özelleştirme sonucunda dört tane dağıtım bölgesini bünyesine kattı. 2010 yılındaki ilk özelleştirmeyle beraber, Bursa ve Sivas civarı şeklinde özetleyebileceğimiz iki bölgeyi, Cengiz Limak Kolin ortaklığı olarak bünyesine katmış durumda. Daha sonra yapılan ihalelerle de iki bölge daha CLK grup bünyesine eklendi. Bu gölgeler; Akdeniz Elektirik Dağıtım (Antalya bölgesi) ve İstanbul Boğaziçi Elektirik (İstanbul Avrupa yakası). Şu anda bünyemizde dört tane elektirik dağıtım ve dört tane de perakende şirketi, bir de bunları enerji ticareti anlamında yöneten CLK Enerji isminde bir şirketimiz bulunuyor.

rop_kapak

EBS 4×4 Programı, tüm bu şirketlerimizin, ortaklaşa yürüttüğü bir altyapı yenileme programıdır.

İlk özelleştirme sonrasında yapılacak yatırımları planlarken aslında ciddi bir altyapı eksikliği bulunduğunu fark ettik. Özelleştirme gündemine girdikten sonra şirketlere, ciddi bir yatırım yapılmamış, bunu fark ettik. Yatırımlar için TEDAŞ özelleştirmeleri bekledi tabi, devletin kısıtlı imkanlarıyla ciddi bir yatırım yapılamadı tabi şebekeye. Özelleştirmenin en büyük sebeplerinden birinin de bu olduğunu söyleyebiliriz. Daha verimli, vatandaşa daha az maliyet yansıtacak bir formülle, verimli yatırımlar yapabilmekti amaç. Bunu da özel sektör aracılığıyla finanse etmekti. Özelleştirmenin mantığında da bu yatar zaten.

CLK Grup olarak çok hızlı bir yatırım atağı gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Şirketlerin hemen hemen bilgi teknolojileri anlamında bir sisteminin olmadığını söyleyebilirim. Abone yönetimi tarafında faturaları kesmek için çalışan bir abone sistemimiz vardı sadece. Bunun dışında demin de dediğim gibi ciddi bir yatırımımız yoktu maalesef. Aslında bu bizim için bir avantaj oldu. Çünkü sıfırdan birbiriyle entegre şekilde çalışan daha yeni teknolojiler, daha verimli teknolojilerle yatırım yapma fırsatı verdi bize. Bizi zorlayan unsurlar da oldu tabi. Bu çapta büyük bir yatırımı çok kısa bir zamanda yapmak zorunda kaldık.

Pazar liberalleşiyor, pazarın yapısı değişiyor. Eskiden devletin elinde olan bazı ticari alanlar özel sektöre geçiyor ve özel sektörde de bu durum ciddi bir rekabete yol açıyor. Aslına bakarsanız bu durum en çok vatandaşlarımıza yarar sağlıyor. Bu sayede vatandaşlarımız, daha kaliteli hizmetleri daha uygun fiyata elde edebiliyorlar. Bu sebeple biz de ciddi bir yatırım atağına kalktık. İlk iş olarak bir danışmanlık şirketinden süreç analizi aldık. Tüm süreçlerimizi analiz ettik ve yaklaşık 10 ay süren bir çalışma sonucunda tüm şirketlerimizin ortaklaşa bir süreç çalışması kazanamasını sağladık. Hemen ardından tahmin edebileceğiniz gibi şartnamelerin yazımı gündeme geldi ve şartname yazımından sonra bir buçuk-iki sene süren bir satın alma sürecine girdik.

Bu yatırımları teker teker yapıp zamana yaymayla, tek bir program çatısı altında toplama ve daha hızlı yapmak senaryoları arasında bir karar vermemiz gerekiyordu. Biz birkaç sebepten dolayı ikinci seçeneği yani tek çatı altında toplamayı tercih ettik. Bu sebeplerden biri, yatırımlarımızın hızlı bir şekilde yapılabilmeye olanak sağlaması ve liberal dinamiklere uyumdu. Ayrıca, bir takım kaynakları da ortaklaşa kullanabilme imkanı sağlamasıydı. Şu anda bu süreçleri Program Yönetim Ofisi’mizden bu sürece özel hazırlanan binamızdan yönetiyoruz.

Bir diğer sebepte, sektörün teknik bilgi-birikim eksikliğini yurtdışında bu tür projelere imza atmış entegratörler vasıtasıyla çok hızlı bir şekilde transfer edebilmekti. Kendi içimizde bu tür yatırımlar yapılmadığı için, ülkede sektörün de ciddi bir bilgi-birikim eksikliği olduğunu gördük ve bu eksiği tamamlamak istedik. Bunu  da güçlü bir entegratörle yapmak istedik ve bu süreci büyük bir programa dönüştürdük. İhalemize 11 tane entegratör başladı, 7 tanesi şartnameyi aldı, bunların hepsi uluslar arası entegratörler bu arada, uzun bir satın alma süreci sonrasında da Wipro isimli şirketle anlaşmamızı imzaladık ve programımıza 2014 yılı Eylül ayında başladık.

Sadece bir bilgi teknolojileri altyapı yenileme programı değil, Kamu’dan özel sektöre şirketimizi dönüştürdüğümüz 5 yıllık bir dönüşüm programından bahsediyoruz aslına bakarsanız. Tüm süreçleri değiştiriyoruz, organizasyonları daha verimli hale getiriyoruz ve tabi altyapıları da yeniliyoruz. O yüzden biz buna altyapı projesinden çok, büyük çaplı bir dönüşüm projesi gözüyle bakıyoruz. Programımızın yapısından bahsedecek olursak eğer; ilk 2 yıl teknik yerleştirmeler yani ana bileşenlerin yerleştirildiği bir 2 yıl geçireceğiz. Ardından planımızda bu programların ileri entegrasyonları, sistemin oturtulması ve süreçlerin verimli hale getirilmesi yer alıyor. Tüm bu süreçlerin 5 yıllık bir kalkınma planı oluşturduğunu söylemek mümkün.

Şu anda ilk yılımızı bitirmiş durumdayız ve hedeflediğimiz tüm geçişleri bitirdik ve planlanan programın önünde olduğumuzu söyleyebilirim. Önceliğimizi insan kaynakları modülümüze verdik. İnsan kaynaklarına öncelik vermemizin sebebi hem bu departmanın bizim için büyük bir anlam taşıması, hem de ayrılabilir bir bileşen olmasıydı bu departmanın. 8 şirketimizin insan kaynakları departmanını yaklaşık 6 ayda başarıyla taşıdık sistemimize. Ardından kurumsal yönetim süreçleri dediğimiz süreçler geldi, Oracle ERP sistemiyle beraber de kurumsal süreçleri hayata geçirdik. En büyük dağıtım ağımız Boğaziçi bölgesinde, Boğaziçi Perakende ve Dağıtım Şirketi’nin canlı geçişini de Kasım ayında gerçekleştirdik. Ocak ayı itibariyle de Antalya bölgemizin canlı geçişini gerçekleştirerek ERP geçişlerimizi hemen hemen tamamladık diyebilirim. Tüm yatırımlarımızın ERP’ye geçişteki birinci fazını tamamlamış olduk. Bunun üzerine 2016 içerisinde bütçeleme gibi ek fonksiyonları ekleyeceğiz.

Pages: 1 2 3

Leave a Reply

Your email address will not be published.