Artan Veri Depolama İhtiyaçlarına Çözümler

Yeşil Veri Merkezleri

Sanallaştırmanın yanı sıra tam anlamıyla çevreci olan yeşil veri merkezlerine yakından bakmak gerekirse ;Bir yeşil veri merkezi maksimum enerji tasarrufu ve minimum çevresel etki ile çalışma prensibini benimsemiştir.

Veri merkezlerinin giderlerine bakacak olursak hizmette sürekliliğin ve güvenliğin ön planda olduğu veri merkezlerinin enerji giderleri yüksek seviyelerdedir. Veri merkezi şirketleri yüksek enerji giderlerine bakılacak olursa yeşil doğa dostu sistemlerden fazlasıyla memnun olacaklardır.
Veri merkezleri iki ana kullanım için güç kullanırlar; bunlardan ilki var olan ekipmanları çalıştırmak için, ikincisi ise bu ekipmanları soğutmak içindir. İlk kullanım için geliştirilebilecek yeşil çözüm daha enerji verimli sunucu ve depolama sistemlerinin geliştirilmesidir. Soğutma masraflarının düşürülmesi için doğal yöntemler kullanılabilir.

Amerika da hükümet hızla büyüyen ve gelişen veri merkezi kuruluşlarını yeşil veri merkezlerine dönüşmeleri için teşvik ediyor ve bir dizi kolaylıklar sağlıyor. Veri merkezleri de hem kendi bünyelerinde hem de ülke genelinde sağlanacak enerji tasarrufunu göz önünde bulundurarak yeşil yöntemler üzerindeki çalışmalarını yoğunlaştırıyor. Ortaya koyulan bir rapora göre ise veri merkezlerinin enerji harcamaları iki ana alan da yoğunlaşıyor. Birincisi olan Altyapı Destekleri toplamda %50 enerji tüketimi yaparken Genel sunucular toplamda %34 enerji harcaması yapıyor.

Google’ın yaptığı gibi atık suları soğutma sistemin de kullanarak soğutma giderleri azaltılabilir. Google ve Facebook gibi devasa veri merkezi olan işletmeler şehir merkezlerine yakın olmak gibi bir kaygı gütmemektedirler. İşletilen sistemin büyüklüğüne zıt olarak çok mütevazı sayıda veri merkezi çalışanı kullanırlar. Veri merkezlerini daha yeşil hale getirmek isteyen Google internette veri merkezinin enerji kullanımına dair bilgi ve dokümanlarını paylaşmaktadır. Veri merkezi bilgilerini paylaşıma açan bir diğer dev şirket ise Facebooktur.

Elbette ki bir veri merkezi için en önemli tasarruf başta veri merkezi alt yapısından başlıyor. Araştırmalara göre çoğu veri merkezi ek güç sistemlerinin %100 ile %300 ünü tüketmekte bu ağır enerji harcamalarında tasarrufa gitmek için ultrasonik nemlendirme ve hava akımı ayarlama gibi uygulamalar kullanılarak alt yapının yükü hafifletiliyor ve %30 a varan enerji tasarrufu sağlanabiliyor.

Veriler Şirketlerden Hızlı Büyüyor

Dijitalleşen iş dünyasında her geçen gün büyüyen veri yığını çoğu şirketten çok daha hızlı bir şekilde büyüyor. Veriler her geçen gün çoğaldıkça veri depolama işlemi çok daha zor bir hal alıyor. Kritik verilerin güvenli bir şekilde saklanması şirketlerin BT ekiplerinin en önemli işleri arasında yer alır. Veri hacminin her geçen gün artması BT ekiplerini ortaya koyacakları depolama çözümleri noktasında daha ileri görüşlü olmaya iter.

Veri depolama konusunun her geçen gün daha önemli hale gelmesinin nedenleri arasında; verilerin hızla artması, veri depolama çözümeri ortaya koymanın şart olması, dağınık olan verilerin tek bir merkezde toplanmasının istenmesini sayabiliriz.
Dünya çapında oluşan veri yığını sonucu ortaya çıkan veri depolama ihtiyacı ve veri depolama çözümlerinin ne boyutlara ulaştığını görmek için yalnızca birkaç araştırma sonucuna bakmak yeterli olacaktır.

Yapılan bazı araştırmalar sonucu ortaya çıkan veriler oldukça ürkütücü. Dünya çapında veri artışının ne boyutlara ulaştığını gözler önüne seren araştırma sonuçlarına göre; her iki yılda tüm dünyada bulunan veriler iki katına çıkıyor. Bu veriler ışığında şirketlerin ne denli bir veri depolama ihtiyacı olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.

Veri depolama çözümleri ortaya koymak zorunda olan şirketlerin bu hızlı artışla beraber verilerini yönetmesi de oldukça zor bir hal alır. Bu da şirketlerin neden veri depolama konusunda doğru stratejiler ortaya koyması gerektiğinin cevabı olarak karşımıza çıkıyor.
Dünyada bulunan bütün verilerin ne kadar alan kapladığını ve dünya çapında ne denli depolama ihtiyacı olduğunu daha iyi anlayabilmek için durumu rakamlarla açıklamak çok daha net olacaktır. 2013 yılında yapılan araştırmalar ışığında dünyada 1.8 trilyon GB veri bulunuyor. 1.8 trilyon GB veri 500 katrilyon klasör içerisinde bulunuyor.

Dünya genelinde ki verilerin 2015 yılında 3.6 trilyon GB olması bekleniyor. Bu da 2013 yılında ki rakamın iki katı. Bu noktada her iki yılda dünya genelindeki verilerin ikiye katlanacağını düşünecek olursak şirketler kesinlikle doğru stratejiler ile en doğru depolama çözümünü ortaya koymalılar.

Pages: 1 2 3 4

Leave a Reply

Your email address will not be published.